birbirlerini

1. each other 2. one another

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bildik çıkmak — birbirlerini eskiden bildiklerini veya ailece tanıştıklarını anlamak Hâlbuki ayrılık acısına ve ayrılık seslerine, bildik çıkmaklığım gerekti. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boy — 1. is., top. b. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon Birleşik Sözler boy beyi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyun — is., ynu, anat. 1) Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi Ellerini bu defa, boynuna sıkıştırdığı beyaz peçeteye sildi. A. İlhan 2) Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım 3) Sorumluluk 4) coğ. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cesaretli — sf. Yürekli Daha cesaretli bazıları kucaklaşarak birbirlerini öperlerdi. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Hint güreşi — is., sp. Karşıt yönde yan yana ve sırtüstü yatan bir çiftin, iç yandaki bacaklarını kenetleyerek birbirlerini çevirme çabası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz dövüşü — is. 1) Özel olarak yetiştirilmiş iki horozun eğlence ve yarışma amacıyla dövüştürülmesi 2) sp. İki kişinin çömelerek elleriyle birbirlerini itmeleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • imza töreni — is. Antlaşma veya sözleşmelerde ilgili tarafların belgelere imza atması ve birbirlerini kutlaması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kamp — is., Fr. camp 1) Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri Beni öyle bir dinlenme kampına alsınlar ki kapıdan girerken kimlik kartımla birlikte kişiliğimi de kapıda bırakayım. H. Taner 2) Bu yerde konaklama Kamp hayatı. 3) Kurum… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kanlı bıçaklı — sf. Birbirlerini öldürecek kadar düşman olan (kimse) Enişte bey, siz Kalender le kanlı bıçaklı denecek derecede korkunç bir şekilde dargındınız. H. R. Gürpınar Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kanlı bıçaklı olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaynaştırma — is. 1) Kaynaştırmak işi 2) dbl. Kelime veya birleşik kelime içerisinde bir araya gelen seslerin birbirlerini etkileyerek kısalmaya yol açması olayı: Kayın ana > kaynana, kayın ata > kaynata, sütlü aş > sütlaç gibi Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • keşfetmek — i, der, Ar. keşf + T. etmek Var olduğu bilinmeyen bir şeyi bulmak İki genç kadın, birbirlerini keşfeden iki yalnız çocuk gibi memnundular. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.